Kişilik Bozuklukları ( KB )

Kişilik bozukluğu, bir kişinin içinde yaşadığı toplum kültüründen, içinde bulunduğu yapıda ondan  beklenenden önemli ölçüde sapmalar gösteren, devamlılık arz eden içsel bir durum ve bir davranış örüntüsüdür. Zamanla kalıcı bir hale dönüşür. Kişide ciddi sıkıntılara sebep olabilmektedir. İşlevsellikte bozulmaya yol açar. Oldukça yaygındır ve esnekliği yoktur.

Ergenlik ya da genç erişkinlik yıllarında başlar. Ergenlik dönemi kendine özgü gelişimsel sorunları, ciddi çatışmaları kapsayabildiği için en sağlıklı değerlendirme bu dönemden sonra olandır. Ergenlik döneminin kendine özgü belirtileriyle ortaya çıkacak bir karmaşayı engellemek amaçlı olabilir.

Kişilik bozukluğu kişide zaman içinde çeşitli sebeplerle oluşmuş, kişinin uyumunu bozan yapıyı anlatır. Bir insanda bir kişilik bozukluğunun olması onun kötü ya da sorunlu biri olduğunu göstermez. Yaşam sürecinde var olmuş bazı olumsuz tecrübelerinin olduğunu, gelişim dönemlerine uygun olmayan deneyimler yaşadığını ve ona olumsuz etkilerde bulunduğunu gösterir. Sorunların fazla olmasıyla bireye zarar veren bir çok içsel durumun varlığını tanımlar.

Kişilik bozuklukları uzun süreli psikoterapi gerektirir. İlaç kullanmak sadece bazı etkileri geçici olarak azaltabilir. semptom olarak tanımladığımız öfkeyle ilgili sorunlar ya da duygularla ilgili sorunlar varsa ilaç kullanıldığı süre içinde etki ederek semptomları hafifletebilir. Fakat asıl düzenlenmesi gereken uzun sürede oluşmuş, zaman içinde gelişmiş daha büyük bir yapı olduğu için terapi gerektirir. Musluğu açıp havuzu dolduruyorsanız, havuzdan kovayla su almak havuzdaki suyu boşaltmaz musluğu kapatıp havuzun giderinin açılması gerekir ki su boşaltılsın. Bu yüzden önce insanı anlamak, onu geldiği yere getiren yolu çözümlemek ve yeni yollarda bireyin istenen diyarlara yol almasını sağlamak gerek. Yıkılan bir bina 1 günde yeniden inşa edilemez.

 

 

Paranoid Kişilik Bozukluğu

Başkalarının davranışlarının kötü niyetli olarak yorumlanması gibi bir güvensizlik ve kuşkuculuk örüntüsüdür.  Bir güven duygusu yerine kişiye sıklıkla etki eden biz şüphecilik vardır. Şüphelerini ispatlayacak gerçekçi olmayan ama kendisine inandırıcı gelen zayıf kanıtlar sunar.

Şizoid Kişilik Bozukluğu

Toplumsal ilişkilerden kopma ve duygusal dışavurumda bir kısıtlılığın olması örüntüsüdür. Sosyal ilişkiler gerekli bulunmaz. Derin ve yakın ilişkiler yerine daha soğuk ve uzak ilişkiler vardır.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Yakın ilişkilerde çarpıklık yaşamak, sıra dışı/acayip davranışlar örüntüsüdür.

Anti sosyal Kişilik Bozukluğu

Başkalarının haklarını görmezlikten gelme ve başkalarının haklarına saldırma örüntüsüdür. Empati duygusu yoktur ya da zayıftır. Kişiliğin vicdan yönü gelişememiştir.

Borderline Kişilik Bozukluğu

Kişilerarası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımlarda tutarsızlık ve belirgin dürtüsellik örüntüsüdür. Kişi iki uç arasında gider gelir ve bu git-geller dönemsel değil daha çok günlük yaşamına etki eder. Dönemsel olarak manik ve depresif yaşantılar varsa bunu bipolar bozukluk olarak adlandırırız. Borderline yapı sınır kişilik olarak da adlandırılır. Bunun sebebi iki sınır arasında, yani iyi kendilik ve kötü kendilik arasında gidip gelme ile bağlantılıdır.

Histrionik Kişilik Bozukluğu

Aşırı duygusallık ve ilgi çekme ihtiyacı örüntüsüdür.

Narsisistik Kişilik Bozukluğu

Büyüklük duyguları, beğenilme gereksinmesi ve empati yoksunluğu örüntüsüdür. Kişinin merkezinde yine kendisi vardır.

Çekingen Kişilik Bozukluğu

Toplumsal ketlenme, yetersizlik duyguları ve olumsuz değerlendirilmeye aşırı duyarlılık örüntüsüdür. Burada temel olsun birey sosyal olmak istese de, aktif bir yaşantı sahibi olmak istese de çekingenliği buna engel olur. Ama şizoid kişilik bozukluğunu düşündüğümüzde bu kişiler sosyal olmak, yakın ilişkiler kurmak gibi yazılımları yüklenmemişlerdir. Bu yüzden sosyallik bir ihtiyaç olarak değerlendirilmez onlar için. Yakınlığı istemedikleri için sosyallikten uzaktırlar.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu

Kendine bakılması gereksinmesiyle ilişkili baş eğme ve askıntı olma örüntüsüdür. Her zamana birinin varlığına, desteğine  ihtiyaç duyarlar.

Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Düzenlilik, Mükemmeliyetçilik ve denetim altında aşırı ilgilenme örüntüsüdür. Kurallar ve sistem bu kişiler için çok önemlidir. Esneklik zayıfıtır.

 

Bir Kişilik Bozukluğundan söz edebileceğimiz genel  ölçütler

  1. Kişinin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin olarak sapan, devamlılık gösteren bir davranış ve iç yaşantı örüntüsü.

Bu örüntü aşağıdaki alanlardan ikisinde ya da daha fazlasında kendini belli eder:

  1. Düşünceler
  2. Duygular
  3. Kişilerarası işlevsellik
  4. Dürtü kontrolü
  5. Bu sürekli örüntü esneklik göstermez ve çok çeşitli kişisel ve toplumsal durumları kapsar.
  6. Bu sürekli örüntü, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya yol açar.
  7. Bu örüntü değişmez uzun bir süredir vardır ve başlangıcı en azından ergenlik ya da genç erişkinlik dönemine uzanır.
  8. Bu sürekli örüntü başka bir zihinsel bozukluğun bir görünümü ya da sonucu değildir.
  9. Bu sürekli örüntü bir maddenin ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkileri sonucu ortaya çıkmış değildir.
TOP