Close
özdeşleşme

Özdeşleşme – Kimlik Bunalımı

Özdeşleşme, normal gelişim süreci içinde çocuk ya da ergenin benliğine örnek olarak, erkekse babasını, kızsa annesini ya da diğer kişileri seçip onlara benzemeye çalışması, yani taklit yoluyla öğrenme süreçlerinin bir parçası olarak yaşanır. Yetişkin dönemde özdeşleşme kişinin değerini koruma ve artırma amacını güden bir savunma mekanizması olarak kullanılır.

Büyümekte olan çocuk giderek insanların birbirlerini, ailelerine ve ait oldukları diğer toplum gruplarına göre de değerlendirdiğini fark eder. Ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde kişinin özdeşleştiği insanların ve grupların sayısı artar, toplumun yanı sıra o da kendisini özdeşleştiği gruplara göre değerlendirir.

Özdeşleşme, kişinin başka insanlara daha fazla benzer görünmesini sağlayacak belirgin değişiklikler gösterdiğinde oluşur. Bu süreç belli bir kişiyi kopyalama şeklined olabileceği gibi idealize edilen bir porototipe benzeme şeklinde değişim de olabilir.

Bu süreç genellikle, taklit etme gibi daha bilinçli eylemlerin aksine bilinçsiz olarak gerçekleşir. Bazı durumlarda kişi hem bilinçli hem biliçdışı olarak başka biri gibi olmak isteyebilir.

Özedeşleşme giyim ve saç tarzı gibi dışsal alanlarda olabilceği gibi inançlar, değerler ve tutumlar gibi faktörlerle de olabilir.

Özdeşleşme yetersiz olduğunda

Yetişkin insanlar işleriyle, evleriyle ve özel ilgi konularıyla, çocuklarının başarılarıyla ve siyasal öğretilerle özdeşleşirler. Bağlı olduğu grubun gelişmesi ve başarısı gibi, yenilgileri ve sorunları da insanı, kendi başarı ya da sorunuymuş gibi yakından ilgilendirir. Ancak eğer insan, kişisel değerlerini ve yeterlik duygularını özdeşim gruplarına aşırı oranda bağlamışsa, özdeşimlerinin yetersiz kaldığı zorlanma durumlarında ya da özdeşleştiği grubun düş kırıklığı yaratması sonucu, kendisine olan saygısını da kolayca yitirebilir.

Özdeşleşme mi kimlik bunalımı mı?

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ve özellikle son yıllarda hızlı toplumsal değişimlerin yarattığı şaşkınlık ve anlamsızlık duyguları insanların gruplara eskisinden daha çok sığınmalarına neden olmuştur. Günümüzde özellikle gelişmiş toplumlarda insanlar, alışılmışın dışında bazı inanç gruplarından anarşist felsefe öğretilerine kadar çeşitli gruplarla özdeşleşmektedirler.

Çağdaş insan, toplum gözünde değer yüceltici grupların yanı sıra teknolojik toplum kurallarına karşı çıkan azınlıklarla da özdeşebilmekte ve hatta bazen özdeşleşme mekanizmasının sınırlarını da aşarak, bir sonraki paragrafla tartışılacak olan “içleştirme” mekanizmasını kullanma yoluna gitmektedir. Dolayısıyla çağdaş insanın sorunu, çoğu kez özdeşleşme ihtiyacının ötesinde bir “kimlik bunalımı” niteliğine ulaşmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir